Varis İle Yaşamak: Günlük Hayatta Rahatlama Yolları

Son güncelleme 11 dk okuma

Varis İle Yaşamak: Günlük Hayatta Rahatlama Yolları
Hızlı Cevap

Varis ile yaşamak, toplardamar kapakçıklarındaki yetersizliğin kendiliğinden düzelmediği bilinerek günlük düzeni buna göre ayarlamayı gerektirir. Düzenli yürüyüş, uzun süre aynı pozisyonda kalmamak, bacakları yükseltmek, kilo yönetimi ve uygun görülürse kompresyon çorabı yakınmaları hafifletebilir. Ağrı, şişlik veya cilt değişikliği belirginleştiğinde Kalp ve Damar Cerrahisi değerlendirmesi gerekir.

Doktor Onayı Tıbbi açıdan incelendi Op. Dr. Arzu Ercan, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı
Önemli Maddeler
  • Düzenli hareket, bacakları yükseltme, kilo yönetimi ve uygun görülürse kompresyon çorabı varis şikâyetlerini hafifletmeye yardımcı olabilir; ancak varisli damarı ortadan kaldırmaz.
  • Varis şikâyetleri çoğunlukla Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirilir.
  • Bacaklarda ağırlık, gün sonunda şişlik, yanma, kaşıntı ve gece krampları varisle ilişkili yakınmalar arasında yer alabilir.
  • Görünür damarların büyüklüğü, şikâyetlerin şiddetini her zaman göstermez.
  • Venöz Doppler ultrasonografi, toplardamarlardaki kan akımını ve kapakçık yetersizliği olasılığını değerlendirmeye yardımcı olur.

Varis ile yaşamak, çoğu kişi için bacaklardaki ağırlık, gün sonunda artan şişlik ve yorgunluk hissiyle günlük düzeni uzlaştırmak anlamına gelir. Toplardamar kapakçıklarındaki yetersizlik kendiliğinden düzelmez; ancak ayakta kalma süresi, hareket düzeni, oturma biçimi ve ayakkabı seçimi gibi gündelik alışkanlıklar şikâyetlerin ne kadar hissedileceğini etkileyebilir. Bu yazı, günlük hayatta rahatlamaya yardımcı olabilecek düzenlemeleri ve hangi bulgularda varis tedavileri için değerlendirme gerektiğini açıklar.

Günlük hayatta rahatlamak için neler yapılabilir?

Düzenli yürüyüş, uzun süre aynı pozisyonda kalmamak, uygun olduğunda bacakları yükseltmek ve ağırlık yönetimi varis şikâyetlerini azaltmaya yardımcı olabilir. Bu düzenlemeler var olan varisli damarı ortadan kaldırmayabilir ve hastalığın seyrini her kişide aynı biçimde değiştirmez; etkileri kişiden kişiye farklılaşır.

Yüzme ve bisiklet gibi düşük etkili hareketler bacak kaslarını çalıştırabilir. Masa başında çalışırken saat başı birkaç dakika yürümek, uzun yolculuklarda ayak bileği hareketleri yapmak ve mümkün olduğunda kısa süre ayağa kalkmak, ayakta çalışırken ağırlığı iki bacağa dengeli dağıtıp ara vermek yararlı olabilir. Çok yüksek topuklu ayakkabılar bazı kişilerde baldır kaslarının yürüyüş sırasındaki doğal çalışmasını zorlaştırabilir; ancak ayakkabı seçimi tek başına bir tedavi değildir.

Kompresyon çorapları, bacağa dışarıdan basınç uygulayarak bazı kişilerde ağırlık ve şişlik yakınmalarını azaltmak amacıyla kullanılabilir. Çorabın türü, boyu ve basınç düzeyi herkes için aynı değildir; seçim kişinin damar yapısına ve yakınmalarının düzeyine göre yapılır. Soğuk uygulama, masaj ya da yoga gibi yöntemler kimi kişide rahatlama sağlayabilir, fakat genel bir tedavinin yerini tutmaz. Ağrı kesici veya antiinflamatuvar ilaçlar kendi kendine başlanmamalı, yalnızca önerilmesi hâlinde gündeme alınmalıdır. Yakınmalar belirginleştiğinde, gün içinde daha erken başladığında ya da ciltte değişiklik eklendiğinde uzman değerlendirmesi gerekebilir.

Varis nedir?

Varis, bacaklardaki yüzeyel toplardamarların genişleyip kıvrımlı bir görünüm almasıdır. Toplardamarların içinde, kanın kalbe doğru tek yönde ilerlemesine yardımcı olan kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar yeterince kapanmadığında kanın bir bölümü geriye kaçabilir, damar içindeki basınç artar ve damar zamanla genişleyebilir. Bacak toplardamarlarındaki kan dönüşünü etkileyen bu uzun süreli dolaşım sorunu kronik venöz yetmezlik olarak adlandırılır.

Halk arasında varis denilen görünüm tek bir biçimde ortaya çıkmaz. Ciltte ince ağ ya da dal görüntüsü veren kılcal damar genişlemelerinden, parmakla hissedilebilen belirgin yüzeyel varislere kadar farklı tablolar görülebilir. Görünümün belirginliği hastalığın ağırlığını tek başına göstermez; bu nedenle her tablo ayrı değerlendirilir.

Varis en sık cilde yakın seyreden yüzeyel toplardamarlarda görülür ve genişleme burada daha erken fark edilir. Derin toplardamar sistemindeki akım ya da kapakçık sorunları ise dışarıdan görülmeyebilir, buna karşın değerlendirmeyi ve yaklaşım kararını etkileyebilir. Görünür damarın yeri, çapı ve ona eşlik eden akım bulguları aynı anlama gelmediğinden, yalnızca dış görünüşe bakarak sonuç çıkarmak yanıltıcı olabilir. Venöz Doppler ultrasonografi de bu nedenle kozmetik bir ayrıntı için değil, damar sisteminin bütününü anlamak için yapılır.

En sık görülen bacak şikâyetleri

Varis hastalığında en sık görülen yakınmalar; bacaklarda ağırlık hissi, gün sonunda artan şişlik, ağrı ya da sızlama, yanma, kaşıntı, çabuk yorulma ve gece kramplarıdır. Pek çok kişide belirgin bir ağrı yerine bacakların “dolmuş” veya “yorgun” hissedilmesi tarif edilir. Şikâyetler sabah saatlerinde daha hafif olabilir, gün ilerledikçe belirginleşebilir.

Uzun süre ayakta kalmak ya da hareketsiz oturmak yakınmaları artırabilir; yürümek, bacakları hareket ettirmek ve uygun olduğunda yükseltmek bazı kişilerde rahatlama sağlayabilir. Sıcak havalarda şikâyetlerin belirginleştiğini söyleyenler olduğu gibi, mevsimden bağımsız bir seyir tarif edenler de vardır. Kadınlarda hormonal döngüye bağlı dalgalanmalar da dile getirilebilir; bu örüntü herkeste aynı değildir.

Görünür ve kıvrımlı damarların varlığı şikâyetin şiddetini doğrudan yansıtmaz. İnce kılcal damarları olan bir kişide belirgin ağırlık hissi bulunabilirken, geniş damarları olan bir başka kişide yakınma hafif kalabilir. Belirti düzeyi; damar yapısı, etkilenen damarın derinliği ve eşlik eden venöz yetmezliğin derecesiyle ilişkili olabilir.

Toplardamar kapakçıkları neden yetersiz kalır?

Varis, toplardamar kapakçıklarının yeterli çalışmaması ve damar duvarındaki yapısal yatkınlıkla ilişkili bir dolaşım sorunudur. Kapakçıklar kanın geriye kaçmasını engelleyemediğinde damar içindeki basınç artar ve damar zamanla genişler. Bacak kaslarının yürüyüş sırasında kasılarak toplardamar kanının yukarı taşınmasına yardımcı olması ise kas pompası olarak adlandırılır.

Uzun süre hareketsiz kalmak bu desteği azaltabilir. Masa başında çalışanlarla uzun süre ayakta duranların ortak yanı, aynı pozisyonda uzun süre kalmalarıdır; her iki durum da bacaklardaki yükü artırabilir.

Varisin belirli bir vitamin eksikliğinden kaynaklandığı yönündeki yaygın düşünce, tabloyu tek başına açıklamaz. Genetik yatkınlık, kapakçık işlevi, damar yapısı ve yaşam koşulları birlikte ele alınır. Beslenme ve genel sağlık durumu önemli olmakla birlikte, nedeni tek bir etkene bağlamak kişisel değerlendirmeyi yanıltabilir.

Varis riskini artıran durumlar

Aile öyküsü, yaş alma, gebelik, fazla kilo, hareketsiz yaşam ve uzun süre aynı pozisyonda kalmak; varis gelişimi ya da var olan yakınmaların artışıyla ilişkili olabilen başlıca etkenlerdir. Bunların bir kısmı değiştirilemez: genetik yatkınlık, yaş ve gebelik gibi durumlar kişinin elinde değildir ve bu etkenlerin varlığı herkeste varis gelişeceği anlamına da gelmez.

Günlük yaşamda düzenlenebilen etkenler ise ağırlık yönetimi, hareket düzeni ve uzun süre sabit durmaktan kaçınmayı kapsar. Gün içinde verilen kısa ve düzenli hareket araları, bacak kas pompasının çalışmasını destekleyebilir.

Bazı kişilerde tablo yıllarca benzer kalır; bazılarında ise damarlar belirginleşir ve şikâyetler artar, yani varis ilerlemesi kişiden kişiye farklı hızda olur. Ayak bileği çevresinde kalıcılaşan ödem, ciltte kahverengi renk değişikliği, sertleşme, kuruluk veya kaşıntı daha ileri venöz hastalık bulguları olabilir. Daha az sayıda kişide ayak bileği çevresinde iyileşmesi güç yaralar görülebilir; bu bulgular gecikmeden değerlendirilmelidir.

Venöz Doppler ultrasonografi ile tanı nasıl konur?

Varis değerlendirmesi, şikâyetlerin ayrıntılı dinlenmesi ve bacak toplardamarlarının klinik olarak incelenmesiyle başlar. Bu aşamada damarların yerleşimi, genişliği, ödemin dağılımı ve ciltteki değişiklikler gözden geçirilir. Yakınmaların gün içindeki seyri, meslek koşulları ve aile öyküsü de sorgulanır.

Hastane kampüsü yolunda yürüyen iki yetişkin, varis yakınmalarında günlük hareketin yerini anlatıyor.

Gerekli görüldüğünde venöz Doppler ultrasonografi yapılır. Halk arasında damar ultrasonu olarak da bilinen bu inceleme, toplardamarlardaki kan akımının yönü ve hızı hakkında bilgi vererek kapakçık yetersizliği olasılığının değerlendirilmesine yardımcı olur. İnceleme ağrısızdır ve genellikle ayakta ya da farklı pozisyonlarda yapılır.

Muayene bulgularıyla görüntüleme birlikte yorumlandığında, tedavi gereksinimi ve uygun yaklaşım netleşir. İnternet üzerinden yapılan genel yorumlar kişinin kendi damar yapısını yansıtmadığından, karar yalnızca hekim muayenesiyle verilir.

Hangi durumlarda ameliyat gündeme gelir?

Ameliyat seçeneği, görünür damarların varlığından çok şikâyetlerin düzeyine, venöz Doppler bulgularına ve damarın yapısına göre değerlendirilir. Yakınmaların günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi, ileri düzeyde kapakçık yetersizliği, ciltte renk değişikliği, kanama ya da iyileşmeyen yara gibi bulguların eklenmesi girişimsel tedavi değerlendirmesini gündeme getirebilir. Damarın seyri veya çapı kapalı yöntemler için uygun olmadığında ya da önceki girişimler yeterli olmadığında da cerrahi düşünülebilir.

Genel çerçevede toplardamar tedavisi seçenekleri; yaşam tarzı düzenlemeleri ve uygun görülen kompresyon kullanımından başlayıp damar içinden uygulanan yöntemlere, skleroterapiye ve uygun olgularda cerrahiye uzanır. Hangi basamağın öne çıkacağı kişiden kişiye değişir, bu nedenle tek bir sıralamadan söz edilmez.

Lazer ve radyofrekans gibi yaklaşımların yer aldığı damar içi kapalı yöntemler genellikle belirli çaptaki yüzeyel damar yapılarında gündeme gelir; küçük yüzeyel damarlarda ve kılcal genişlemelerde ise skleroterapi düşünülebilir. Cerrahi girişimlerde küçük kesilerle damar paketlerinin çıkarılması ya da daha eski bir yöntem olan bağlama ve çıkarma işlemi uygulanabilir. Her cerrahi girişimin kanama, enfeksiyon ve cilt duyusunda geçici değişiklik gibi riskleri bulunur; hiçbir yöntem her kişi için aynı uygunlukta değildir.

Varis ile hangi bölüm ilgilenir?

Varis şikâyetleri için çoğunlukla Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanına başvurulur; tedavinin zamanlaması da bu değerlendirmede belirlenir. Toplardamar kapakçıklarının işleviyle ilişkili bir sorun olduğundan değerlendirme damar sistemiyle ilgilenen branşta yapılır; günlük yaşamda rahatlamaya yardımcı olabilecek düzenlemeler de aynı muayenede kişinin damar yapısına göre konuşulabilir. Sağlık kuruluşunun randevu sistemine göre ilk başvuru farklı bir poliklinik üzerinden olabilir ve gerektiğinde yönlendirme yapılır.

Ani başlayan tek taraflı bacak şişliği, belirgin ağrı, kızarıklık veya ısı artışı, varisli damardan kanama ve iyileşmeyen bacak yarası gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirebilir. Varisli damardan kanamada kişinin uzanıp bacağını yükseltmesi ve temiz bir bezle kanayan alana sürekli bası uygulaması ilk yardım yaklaşımı olabilir; kanama kontrol altına alınamıyorsa ya da genel durum bozuluyorsa acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır.

Tedavi gereksinimi ve uygunluk, İstanbul’daki Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nde Op. Dr. Arzu Ercan tarafından yapılan muayene ve venöz Doppler ultrasonografi değerlendirmesiyle belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

Varis hangi poliklinik bakar?

Varis değerlendirmesi çoğunlukla Kalp ve Damar Cerrahisi polikliniğinde yapılır. Randevu yolu sağlık kuruluşunun sistemine göre değişebilir.

Varis ilerler mi?

Varis bazı kişilerde zaman içinde belirginleşebilir veya şikâyetler artabilir; ilerleme hızı ve ulaştığı düzey kişiye göre değişir.

Varis ileri derece olursa ne olur?

İleri venöz hastalıkta kalıcı şişlik, ciltte renk değişikliği, kaşıntı, sertleşme ve bazı kişilerde iyileşmesi güç yaralar görülebilir. Bu bulgular uzman değerlendirmesi gerektirir.

Varis hangi vitamin eksikliğinden olur?

Belirli bir vitamin eksikliği varisin tek başına nedeni kabul edilmez. Genetik yatkınlık, damar yapısı, kapakçık işlevi ve yaşam koşulları birlikte etkili olabilir.

Varisli damardan kanama olursa ne yapılmalı?

Uzanıp bacağı yükseltmek ve temiz bir bezle kanayan bölgeye bası uygulamak gerekir. Kanama durmazsa veya kişi kendini kötü hissederse acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır.

Kaynaklar