Varis Tehlikeli mi? Varisin Zararları ve İlerlerse Ne Olur
Varis tehlikeli mi sorusunun yanıtı, görünür damarların kendisinden çok eşlik eden şikâyetlere ve cilt bulgularına bağlıdır. Çoğu varis acil değildir; ancak ani tek taraflı şişlik, solunumsal belirtiler, iyileşmeyen yara veya kontrol edilemeyen kanama gecikmeden değerlendirilmelidir.
- Varislerin çoğu acil tehlike oluşturmaz, ancak şişlik, cilt değişikliği ve iyileşmeyen yara venöz hastalığın ilerlediğini düşündürebilir.
- Görünür varislerin sayısı veya kalınlığı, şikâyetlerin ve altta yatan toplardamar yetersizliğinin derecesini tek başına göstermez.
- Ani tek taraflı bacak şişliği ile nefes darlığı veya göğüs ağrısı birlikte olduğunda acil değerlendirme gerekir.
- Varisli yüzeyel damardan gelişen kanama ile damar içindeki pıhtı aynı durum değildir ve farklı biçimde değerlendirilir.
- Gebelikte belirginleşen varisler doğum sonrasında hafifleyebilir, ancak hızla artan ağrı ve şişlik uzman değerlendirmesi gerektirir.
Varis tehlikeli mi sorusunun kısa yanıtı, çoğu kişide acil bir tehlike oluşturmadığı yönündedir. Yine de şikâyetler bazı kişilerde cilt bulgularıyla ilerleyebilir; bu nedenle varis tedavisi kararı kişiye özel değerlendirmeye dayanır.
Varis tehlikeli mi?
Varis, toplardamar kapakçıklarının yetersiz çalışması sonucu damarların genişlemesi ve kıvrımlanmasıyla ortaya çıkan bir tablodur ve çoğu kişide yavaş seyreder. Halk arasında varis denilen bu görünür damar genişlemeleri, tıpta kronik venöz hastalık başlığı altında ele alınan daha geniş bir sorunun dışarıdan fark edilen yüzüdür. Yani gözle görülen damar, altta yatan dolaşım bozukluğunun tek göstergesi değildir.
Görünür damarın kalınlığı ya da sayısı tek başına hastalığın şiddetini yansıtmayabilir. Bacağında yalnızca ince kılcal damarlar bulunan bir kişide neredeyse hiç şikâyet olmayabilirken, görünürde sınırlı genişlemesi olan başka bir kişide ağırlık hissi, ödem ve ciltte renk koyulaşması birlikte bulunabilir. Değerlendirmede yol gösterici olan; şikâyetlerin düzeyi, ödem, ciltteki değişiklikler, kanama olasılığı ve bazı kişilerde gündeme gelen pıhtı şüphesidir.
İlerleme hızı da herkeste aynı değildir. Şikâyetlerin ne kadar süredir var olduğu, damarın çapı ve yapısı, günlük hareket düzeyi, meslek gereği uzun süre ayakta ya da oturarak çalışma, gebelik öyküsü, kilo ve eşlik eden sağlık sorunları seyri etkileyebilir. Bu nedenle belirtisiz kalan, yıllarca aynı düzeyde seyreden tablolar da görülebilir; yavaş ilerleyip ciltte kalıcı değişikliklere yol açan tablolar da.
Şikâyetin zaman içindeki seyrini izlemek, tek bir anlık görünümden daha anlamlıdır. Yıllardır aynı düzeyde kalan bir dolgunluk hissiyle, aylar içinde artan şişlik ve ciltte beliren renk değişikliği aynı anlamı taşımaz. Değişimin ne zaman başladığı, hangi durumlarda arttığı ve dinlenmekle gerileyip gerilemediği, değerlendirmenin temel sorularındandır.
Hangi varis tehlikelidir?
Tehlike değerlendirmesinde damarın dış görünümünden çok; kısa sürede ortaya çıkan ani değişiklikler, kalıcı şişlik, ciltteki bulgular, kanama ve pıhtı şüphesi belirleyicidir. Bu nedenle “ne kadar belirgin göründüğü” sorusu, “hangi bulguların eşlik ettiği” sorusunun yerini tutmaz.
Gün sonunda artan dolgunluk, akşamları belirginleşen şişlik, gece krampları ve uzun süre ayakta kalınca artan yorgunluk gibi varis şikâyetleri birçok kişide rahatsız edicidir, ancak çoğu zaman tek başına acil bir anlam taşımaz. Bunlar daha çok, toplardamar sisteminin kanı yukarı taşımakta zorlandığını düşündüren bulgulardır.
Daha ileri venöz hastalık bulguları ayrı bir grupta değerlendirilir. Ayak bileği çevresinde kahverengi renk değişikliği, cildin sertleşmesi, kaşıntılı ve pullanan alanlar ya da kendiliğinden kapanmayan yaralar, toplardamar içindeki basınç artışının cilde yansıdığına işaret edebilir. Daha önce bacakta pıhtı öyküsü bulunması, uzun süreli hareketsizlik dönemleri, belirgin kilo artışı veya tekrarlayan gebelikler de tabloyu etkileyebilir. Bunların varlığı tek başına kötü bir seyir anlamına gelmez; yalnızca izlemin daha dikkatli planlanmasını gerektirebilir.
Ani başlayan tek taraflı bacak şişliği, nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı balgam ise bekletilmemesi gereken bulgulardır. Bu belirtilerden biri durumunda 112 aranmalıdır.
Ayrımda Doppler ultrason, yüzeyel ve derin toplardamarlardaki akımın yönünü ve kapakçıkların çalışmasını göstermek için kullanılabilir. Görüntüleme bulgusu tek başına değil, kişinin şikâyetleri ve fizik bulgularıyla birlikte yorumlanır.
Varis ilerlerse ne olur?
Varis bazı kişilerde yıllarca hafif düzeyde kalırken, bazı kişilerde şikâyetlerin artması ve ciltte değişiklikler görülmesiyle ilerleyebilir. İlerleyen tablolarda belirleyici olan, damarın görünümünden çok toplardamar basıncının uzun süre yüksek seyretmesidir.

Uzun süreli basınç artışı; ayak bileği çevresinde kalıcı ödem, ciltte pigment değişikliği, egzama benzeri kaşıntılı ve pullanan alanlar, derinin sertleşmesi ve venöz ülser olarak adlandırılan geç iyileşen bacak yaralarıyla ilişkili olabilir. Bunların tamamı herkeste görülmez; çoğu kişide tablo uzun süre hafif seyreder.
Yüzeyel toplardamar iltihabı ve buna eşlik eden pıhtı, varisli damarlarda görülebilen durumlardandır. Derin toplardamar pıhtısı ise farklı bir değerlendirme gerektirir; her pıhtı şüphesi aynı anlamı taşımaz ve ayrım gerektiğinde görüntülemeyle netleşir.
Zaman içinde tedavi edilmemiş varis bazı kişilerde cilt bulgularının belirginleşmesiyle seyredebilir; bu nedenle şikâyetlerdeki değişim izlenir.
Tedavi kararı kişinin bulgularına ve damar değerlendirmesine göre değişir. Bazı kişilerde izlem ve uygun görülen kompresyon desteği yeterli olabilir; uygun olgularda kapalı varis yöntemleri ya da cerrahi seçenekler gündeme gelebilir. Hangi yöntemin seçileceği, hangi damarda ne düzeyde bir yetersizlik bulunduğuna bağlıdır.
Şikâyetlerin seyri, tedavi zamanlaması açısından da dikkate alınan bir başlıktır; bulguların arttığı dönemlerde değerlendirmenin ertelenmemesi tercih edilir. Yine de ilerleme herkeste aynı hızda olmadığı için, genel bir takvimden çok kişisel izlem planı esas alınır.
Varis kanaması tehlikeli midir?
Varisli bir damardan gelişen kanama, özellikle kendiliğinden durmuyorsa ya da baş dönmesi, belirgin halsizlik gibi dolaşımla ilgili belirtiler eşlik ediyorsa değerlendirme gerektirebilir. Kanamanın miktarı kadar, tekrarlayıp tekrarlamadığı ve hangi koşulda ortaya çıktığı da önem taşır.
Kanama her zaman belirgin bir darbe sonrası gelişmez. Cilde çok yakın seyreden ince ve yüzeyel damarların üzerindeki deri zamanla incelebilir; küçük bir sürtünme, kuru ciltte oluşan bir çatlak ya da hafif bir travma kanamaya yol açabilir.
Kanama riskiyle pıhtı riskinin aynı şey olmadığını belirtmek gerekir. Biri damarın dışına kan çıkmasıyla, diğeri damar içinde kan akışının engellenmesiyle ilgilidir; nedenleri, bulguları ve değerlendirme biçimleri farklıdır.
Kontrol edilemeyen aktif kanama, bayılma veya belirgin halsizlik durumunda 112 aranmalıdır. Kanama bir kez yaşanıp kendiliğinden durmuş olsa bile, tekrar etme olasılığı ve altta yatan yetersizliğin düzeyi yönünden değerlendirilmesi uygun olur. Kanayan bölgenin yeniden zorlanmaması ve cildin kuruluktan korunması yardımcı olabilir; bunlar tanı ve tedavi değerlendirmesinin yerini tutmaz.
Varis patlaması tehlikeli midir?
Halk arasında varis patlaması denilen durum, çoğunlukla genişlemiş yüzeyel bir damardan gelişen kanama ya da damar çevresinde aniden beliren morarma için kullanılan bir ifadedir. Damarın gerçek anlamda parçalandığı bir tabloyu tanımlamaz.
Bununla birlikte, aniden ortaya çıkan değişiklikler değerlendirilmeye değerdir. Varisli bölgede başlayan ağrı, kızarıklık, dokunmakla hissedilen sertlik ya da bölgesel şişlik; yüzeyel toplardamar iltihabı gibi farklı nedenlerle ilişkili olabilir. Benzer bir görünüm uzun süre ayakta kalma, sıcak ortam veya küçük bir travma sonrasında da gelişebilir; bu nedenle ayrım bulguların birlikte değerlendirilmesiyle netleşir.
Bulgunun ne kadar sürdüğü, yayılıp yayılmadığı ve ateş gibi başka belirtilerin eşlik edip etmediği önem taşır. Belirtiler yayılıyorsa, ateş ekleniyorsa ya da kişinin genel durumu etkileniyorsa tablo acil değerlendirme gerektirebilir.
İç varis tehlikeli mi?
İç varis tıbbi bir tanı adı değildir; halk arasında çoğunlukla dışarıdan belirgin görünmeyen toplardamar yetersizliği ya da daha derinde seyreden damarlarla ilişkili şikâyetler için kullanılır. Bu nedenle tehlikeli olup olmadığı sorusu, ancak bulguların kaynağı belirlendikten sonra yanıtlanabilir.
Görünür damar miktarıyla şikâyetin şiddeti her zaman paralel gitmez. Bacağında gözle görülür damarı az olan bir kişide ağrı, şişlik ve dolgunluk hissi belirgin olabilirken, damarları belirgin olan başka bir kişide şikâyet hafif seyredebilir.
Doppler ultrason, yüzeyel ve derin toplardamarlardaki akımın yönü ile kapakçıkların işlevi hakkında bilgi verebildiği için bu ayrımda sık kullanılan yöntemlerdendir. Sonuç kişinin şikâyetleriyle birlikte yorumlanır; tek başına görüntüleme bulgusu tedavi kararını belirlemez.
Bacaktaki her şikâyetin kaynağının toplardamarlar olmadığı da unutulmamalıdır. Atardamar hastalıkları, lenf dolaşımıyla ilgili sorunlar, kas ve eklem kaynaklı ağrılar ya da bazı ilaçlara bağlı ödem benzer tablolar oluşturabilir. Ayrımın yapılması hem gereksiz işlemlerden kaçınmak hem de uygun yaklaşımı belirlemek açısından önemlidir.
Bacakta varis tehlikeli mi?
Bacakta görülen varislerin çoğu yüzeyel toplardamarlarda gelişir; önem derecesini belirleyen ise damarın görünümünden çok, ona eşlik eden bulgulardır. Aynı görünümdeki iki bacak, şikâyet ve cilt bulguları açısından farklı değerlendirilebilir.
Ağrı, ağırlık hissi, gün sonunda artan şişlik, gece krampları, ayak bileği çevresinde kaşıntı, ciltte renk koyulaşması ve iyileşmeyen yara, değerlendirmede dikkate alınan bulgulardır. Bunların varlığı kesin bir tanı anlamına gelmez; benzer şikâyetler başka nedenlerle de ortaya çıkabilir.
Gün içinde düzenli yürümek, uzun süre hareketsiz ayakta ya da oturarak kalmayı bölmek ve bacakları dinlendirmek gibi günlük rahatlama yolları bazı kişilerde şikâyetleri hafifletebilir. Bu önlemler tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez ve altta yatan yetersizliği ortadan kaldırmaz.
Kompresyon çorabı da sık gündeme gelen destekleyici seçeneklerdendir. Basınç düzeyi ve kullanım süresi kişiye göre planlanır; atardamar hastalığı gibi bazı durumlarda uygun olmayabilir.
Hamilelikte varis tehlikeli mi?
Gebelikte hormonal değişiklikler ve büyüyen rahmin toplardamarlar üzerinde oluşturduğu basınç nedeniyle varisler belirginleşebilir; bu durum çoğu zaman takip gerektirir, ancak tek başına acil bir anlam taşımaz. Belirginleşmenin düzeyi gebelikten gebeliğe değişebilir.
Doğum sonrasında şikâyetlerin bir bölümü kendiliğinden geriler. Bu gerileme herkeste aynı ölçüde olmaz; bazı kişilerde damar genişlemesi ve ciltteki değişiklikler kalıcı hale gelebilir ve yeniden değerlendirme gerekebilir.
Yeni başlayan ya da hızla artan ağrı, belirgin şişlik, kızarıklık ve dokunmakla hassasiyet, kadın doğum uzmanıyla ve gerektiğinde kalp ve damar cerrahisi uzmanıyla birlikte ele alınması uygun olan bulgulardır. Bu dönemde hangi yaklaşımın uygun olduğu; belirtilere, gebeliğin dönemine ve damar değerlendirmesine göre değişir.
Çoğu gebelikte öncelik destekleyici önlemlerdedir: hareketi sürdürmek, uzun süre ayakta kalmamak, sol yana yatmak ve uygun görülen kompresyon desteğinden yararlanmak gibi. Buna karşılık aktif kanama, ani tek taraflı bacak şişliği, nefes darlığı, göğüs ağrısı veya bayılma acil servis değerlendirmesi gerektirir.
Varis ameliyatı tehlikeli mi?
Varis için uygulanan girişimsel ya da cerrahi yöntemlerin riskleri; seçilen yönteme, damarın yapısına ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişir. Bu nedenle tek bir risk düzeyinden söz edilemez.
Uygun olgularda kapalı yöntemler ile cerrahi seçenekler farklı nedenlerle gündeme gelebilir; damarın çapı, yetersizliğin bulunduğu bölge ve eşlik eden şikâyetler yöntem seçimini etkiler. Varis ameliyatı riskleri de bu seçimden bağımsız değildir ve karar damar değerlendirmesine göre şekillenir.
Her girişimsel işlemde olduğu gibi kanama, enfeksiyon, pıhtı, ciltte geçici his değişikliği ya da işlemin hedeflenen şikâyetleri tümüyle gidermemesi gibi olasılıklar bulunabilir. Bu başlıklar, işlem öncesinde kişinin durumu ve seçilen yöntem üzerinden ayrıntılı biçimde açıklanır.
Varisin tehlikeli olup olmadığı ve hangi yaklaşımın uygun düşeceği sonuçta kişisel bulgulara bağlıdır; uygunluk, İstanbul’daki Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nde yapılan muayene ve gerektiğinde Doppler ultrason değerlendirmesiyle Op. Dr. Arzu Ercan tarafından belirlenir.
Sık Sorulan Sorular
Ayakta varis tehlikeli mi?
Ayak ve ayak bileği çevresindeki belirgin damarlar tek başına hastalığın şiddetini göstermez. Şişlik, ciltte renk değişikliği, ağrı veya iyileşmeyen yara eşlik ediyorsa kalp ve damar cerrahisi değerlendirmesi gerekebilir.
Varis pıhtı yapar mı?
Varisli damarlarda yüzeyel toplardamar iltihabı ve buna eşlik eden pıhtı görülebilir. Derin toplardamar pıhtısı ayrı bir durumdur; ani tek taraflı şişlik veya solunumla ilgili belirtiler acil değerlendirme gerektirir.
Varis kendiliğinden geçer mi?
Gelişmiş toplardamar genişlemeleri çoğu durumda kendiliğinden tamamen gerilemez. Gebelikte belirginleşen bazı şikâyetler doğum sonrasında hafifleyebilir; seyir kişiye göre değişir.
Kompresyon çorabı herkese uygun mudur?
Kompresyon çorabı bazı kişilerde şikâyetleri azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak basınç düzeyi ve kullanım süresi kişiye göre belirlenir; atardamar hastalığı gibi bazı durumlarda uygun olmayabilir.
Varis için hangi bölüme gidilir?
Varis ve toplardamar yetersizliği şikâyetleri kalp ve damar cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirilebilir. Muayene ve gerektiğinde Doppler ultrason bulgularına göre izlem ya da uygun görülen varis tedavi yöntemi planlanır.
