Varis Yarası (Venöz Ülser): Neden Oluşur, Belirtileri ve Tedavisi

Son güncelleme 9 dk okuma

Muayene odasında karşılıklı koltuklarda oturup konuşan kadın doktor ve kadın hasta
Hızlı Cevap

Varis yarası, toplardamar kapakçıklarının yetersizliğiyle ilişkili uzun süreli basınç artışı sonucu gelişebilen venöz ülserdir. Yara bakımının yanı sıra ödemin, dolaşımın ve varsa toplardamar reflüsünün birlikte değerlendirilmesi kapanma olasılığını etkiler. Kapanmayan veya enfeksiyon bulgusu taşıyan yaralar hekim değerlendirmesi gerektirir.

Doktor Onayı Tıbbi açıdan incelendi Op. Dr. Arzu Ercan, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı
Önemli Maddeler
  • Varis yarası, halk arasında varis yarası denilen venöz ülserin toplardamar dolaşım bozukluğuyla ilişkili biçimidir.
  • Yara çevresinde koyulaşma, şişlik, kaşıntı, akıntı veya kapanmayan cilt açılması venöz ülserle birlikte görülebilir.
  • Krem ve yara örtüleri bazı bakım gereksinimlerini karşılayabilir, ancak altta yatan venöz basınç sorununu tek başına düzeltmez.
  • Venöz ülser bakımında yara yönetimi, uygun kompresyon ve toplardamar reflüsünün değerlendirilmesi birlikte ele alınır.
  • Ani şişlik, nefes darlığı, göğüs ağrısı veya hızla kötüleşen yara bulguları acil değerlendirme gerektirir.

Varis yarası, toplardamar dolaşımındaki uzun süreli basınç artışına bağlı olarak çoğunlukla bacağın alt kısmında gelişen açık yaradır. Yara bakımı kadar, altta yatan varis kaynaklı reflünün tedavisi de değerlendirme kapsamına girer. Yaranın nedeni, belirtileri ve izlenecek yol ancak dolaşımın bütünüyle incelenmesiyle anlaşılır.

Varis yarası nedir?

Varis yarası, halk arasında bu adla anılan, tıpta ise venöz ülser olarak tanımlanan ve toplardamar sisteminde süregelen basınç artışıyla ortaya çıkabilen bir cilt açılmasıdır. Sıklıkla ayak bileği çevresinde, özellikle iç taraftaki bölgede görülür. Ancak yaranın yeri ve görünümü tek başına nedeni kesinleştirmez; benzer görünümdeki yaralar atardamar dolaşımı, diyabete bağlı sinir hasarı veya başka cilt hastalıklarıyla da ilişkili olabilir.

Mekanizma sade biçimde şöyle özetlenebilir: Toplardamarların içindeki kapakçıklar kanın yukarı doğru tek yönlü ilerlemesini sağlar. Kapakçıklar yeterince kapanmadığında kan bir miktar geri kaçar, buna reflü denir. Geri kaçan kan bacağın alt bölümünde birikir, damar içi basınç yükselir ve cildi besleyen küçük damarların çevresinde ödem, iltihabi değişiklik ve doku beslenmesinde bozulma gelişir. Bu nedenle değerlendirme yalnızca yaraya bakmakla sınırlı kalmaz; dolaşımın bütünüyle incelenmesi gerekir.

Venöz ülser belirtileri nasıl anlaşılır?

Venöz ülser, kapanmayan ya da tekrarlayan bir cilt açılmasının yanında çevre deride renk değişikliği, şişlik, kaşıntı veya sızıntı gibi bulgularla fark edilir. Yara ortaya çıkmadan önce de bazı değişiklikler görülebilir: ayak bileği çevresinde kahverengi-kızıl koyulaşma, cildin sertleşmesi, pullanma, kuruluk, kaşıntı ve gün ilerledikçe artıp sabahları azalan şişlik bunların başında gelir. Bu bulguların hepsi herkeste birlikte bulunmaz; kiminde yalnızca renk değişikliği, kiminde önce inatçı ödem dikkat çeker.

Bacakta ağırlık, dolgunluk ve akşamları artan yorgunluk hissi gibi varis şikâyetleri çoğu zaman bu tabloya eşlik eder. Ağrının düzeyi geniş bir aralıkta seyreder: bazı kişilerde yara ağrısızken, bazılarında özellikle ayak sarkık dururken artan bir rahatsızlık görülür. Ağrının belirgin biçimde artması, kötü koku, yoğunlaşan akıntı ya da yara çevresinde yayılan kızarıklık enfeksiyon veya farklı bir sorunun değerlendirilmesini gerektirir. Bu bulgular bir tanı listesi değil, hekime başvurmayı gerektiren işaretlerdir.

Varis yarası neden olur?

Varis yarası çoğunlukla toplardamar kapakçıklarının yetersiz çalışmasına bağlı, sürekli hâle gelmiş venöz basınç artışıyla oluşur. Bu basınç tek bir anda değil, yıllar içinde cildin yapısını değiştirerek etkisini gösterir.

Kapakçık yetersizliği ve reflü

Kapakçıklar kapanma işlevini yitirdiğinde kan ayakta dururken aşağıya doğru geri kaçar. Doppler incelemesinde yüzeyel venlerde 0,5 saniyeyi, derin venlerde 1 saniyeyi aşan geri akış reflü olarak kabul edilir. Göllenen kan damar duvarına ve çevre dokuya binen yükü artırır; cildi besleyen kılcal ağda sızıntı, ödem ve kronik iltihabi değişiklik gelişir. Görünür toplardamar genişlemesi bu sürecin yalnızca dışarıdan görülen yüzüdür.

Derin ven tıkanıklığı sonrası değişiklikler

Geçirilmiş derin ven trombozu bazı kişilerde damar içi akımı ve kapakçık işlevini kalıcı biçimde etkileyebilir. Bu tabloda yüzeyel damarlar belirgin olmasa bile derin sistemdeki basınç yüksek seyreder. Böyle bir geçmişin yaradaki payı, muayene ve ultrason bulguları birlikte değerlendirilerek anlaşılır.

Cilt bütünlüğünün bozulması

Uzun süren ödem, kurumuş ve incelmiş cilt, kaşıntıya bağlı sıyrıklar ve küçük darbeler yara gelişimine zemin hazırlar. Normalde kendiliğinden kapanacak yüzeysel bir çizik, basıncın yüksek olduğu bir bacakta haftalarca açık kalabilir. Yüzeyel varisi olan herkeste yara gelişmez; belirleyici olan daha çok altta yatan venöz hastalığın derecesi, ödemin süresi ve cildin ulaştığı değişim düzeyidir.

Kimlerde daha sık görülür?

Venöz ülser, uzun süredir devam eden venöz yetmezliği, inatçı bacak ödemi ya da geçirilmiş toplardamar tıkanıklığı bulunan kişilerde daha sık görülür. Gün boyu ayakta kalmayı gerektiren çalışma düzeni veya tersine uzun süreli hareketsizlik, fazla vücut ağırlığı, ailede venöz hastalık öyküsü, çok sayıda gebelik öyküsü ve ileri yaş riski artıran etkenler arasında sayılır. Bunların hiçbiri tek başına belirleyici değildir; birkaçı bir arada bulunan kişilerde bile yara gelişmeyebilir.

Diyabet, atardamar tıkanıklığı ve hareket kısıtlılığı ise yaranın iyileşmesini zorlaştıran etkenlerdir, fakat venöz ülser tanısını kendi başına açıklamaz. Bacakta ince, mor ya da kırmızı ağlar biçiminde görülen kılcal damar görünümü ise farklı bir durumdur ve yara ile doğrudan bağlantılı değildir. Risk etkenlerinin bilinmesi, ödem ve cilt değişikliklerinin yara açılmadan önce değerlendirilmesini kolaylaştırdığı için önem taşır.

Hangi bulgular acil değerlendirme gerektirir?

Kapanmayan, büyüyen, akıntılı ya da belirgin ağrı veren bir bacak yarası gecikmeden hekim tarafından değerlendirilmelidir. Değerlendirmede öykü, ayak nabızlarının muayenesi, cilt incelemesi ve gerektiğinde hem venöz hem arteriyel dolaşımın görüntülenmesi birlikte ele alınır. Yakınmanın hangi damar sorunuyla ilişkili olduğu, genç yaşta varis gelişimi gibi erken dönem tablolarda da aynı basamaklarla araştırılır.

Beyaz önlüklü bir doktor ve muayene masasındaki yaşlı hasta karşılıklı oturarak sohbet ediyor

Aşağıdaki karşılaştırma tanı koydurmaz; yalnızca hangi bulguların hangi yönde değerlendirildiğini göstermek için hazırlanmıştır.

Bulgular Venöz ülser olasılığını düşündüren durum Başka nedenlerin dışlanması gereği
Yara çevresi cilt değişikliği Kahverengi renk koyulaşması, sertleşme, egzama benzeri görünüm Parlak, incelmiş, kılsız cilt arteriyel sorunu akla getirir
Ödem Gün sonunda artan, bacak yükseltilince azalan şişlik Kalp, böbrek ya da lenf kökenli ödem ayrı incelenir
Ağrı niteliği Ağırlık ve zonklama, bacak yükseltilince hafifleme Gece ve istirahatte artan ağrı arteriyel değerlendirme gerektirir
Nabız Ayak nabızları genellikle alınabilir Nabzın zayıf ya da alınamaması atardamar hastalığını düşündürür
Yara yerleşimi Çoğunlukla ayak bileğinin iç yüzü çevresi Parmak uçları, topuk veya basınç noktaları farklı nedenleri işaret edebilir

Ani tek taraflı şişlik, nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı balgam varsa 112 aranmalıdır. Yara çevresinde hızla yayılan kızarıklık, ateş, kötü kokulu akıntı ya da dokuda siyahlaşma da acil değerlendirme gerektirebilen bulgular arasındadır.

Varis yarası nasıl kapanır?

Venöz ülserin kapanması için yara bakımının yanı sıra toplardamar basıncını artıran sorunun, uygun hastalarda reflünün birlikte ele alınması gerekir. Tek yönlü yaklaşımlar çoğu olguda yetersiz kalır.

Süre 2:18 · Op. Dr. Arzu Ercan

Op. Dr. Arzu Ercan yukarıdaki videoda varis yaralarının tedavisini anlatıyor. Video Türkçedir ve yaklaşık 2 dakika sürer.

Yara bakımı ve kompresyon

Yara yatağının temizlenmesi, nem dengesine uygun örtü seçimi ve bacakta ödemi azaltan kompresyon uygulaması yara bakımı ekibi tarafından planlanır. Kompresyon bu planın en belirleyici parçasıdır: venöz ülserlerde iyileşmeyi desteklemek için ayak bileği hizasında en az 40 mmHg basınç hedeflenir ve bu basınç çok katlı bandaj ya da iki parçalı çorap sistemleriyle sağlanır. Kompresyona başlamadan önce atardamar dolaşımı değerlendirilir; bunun için ayak nabızları muayene edilir ve ayak bileği-kol basınç indeksi (ABI) ölçülür. Ciddi atardamar hastalığı bulunan kişilerde yüksek basınçlı kompresyon uygun değildir; bu nedenle ölçüm yapılmadan kompresyon uygulanmaz.

Toplardamar reflüsünün tedavisi

Uygun olgularda lazer (EVLA), radyofrekans (RFA) ve siyanoakrilat esaslı tıbbi yapıştırıcı gibi kapalı damar yöntemleri ve seçilmiş durumlarda cerrahi değerlendirilebilir. Seçimde ultrason bulguları, damarın çapı ve seyri, cildin durumu ve eşlik eden hastalıklar etkilidir.

Daha ince ya da dallanmış damarlarda gündeme gelen köpük skleroterapi iğneyle uygulanan ayrı bir işlemdir. Gebelikte, aktif derin ven trombozu varlığında ve ciddi atardamar hastalığında bazı girişimlerin ya da kompresyonun uygunluğu ayrıca değerlendirilir.

Neden erken girişim konuşulur?

EVRA çalışması, uygun venöz ülser hastalarında erken endovenöz tedavinin standart yara bakımına eklenmesini inceleyen bir klinik çalışmadır. Sonuçlar, tedavi planlamasında erken değerlendirmeyi gündeme getirmiştir; ancak bu veriler her hastaya ve her yönteme doğrudan genellenemez. NICE ve ESVS kılavuzları da venöz ülserde kompresyon, yara bakımı ve yüzeyel ven reflüsünün incelenmesini birbirini tamamlayan basamaklar olarak ele alır.

Krem tek başına yeterli olur mu?

Çoğu varis yarasında krem tek başına altta yatan venöz basınç sorununu düzeltmeye ve yaranın kapanmasını sağlamaya yeterli değildir. Nemlendiriciler kuru cildi rahatlatır, bariyer ürünleri çevre deriyi akıntıdan korur, yara örtüleri nem dengesini düzenler, enfeksiyon tedavileri ise yalnızca enfeksiyon bulgusu varken gündeme gelir. Bu ürünlerin amaçları farklıdır ve seçim, yara yatağının ve çevre cildin durumuna göre bir sağlık profesyoneli tarafından yapılır.

Rastgele antibiyotikli krem, yakıcı etkili maddeler ya da içeriği bilinmeyen bitkisel karışımlar tahrişe, alerjik reaksiyona ve asıl sorunun değerlendirilmesinde gecikmeye yol açabilir. Evde yapılacaklar için ayrıntılı bir reçete oluşturmak yerine, yaranın temiz ve örtülü tutulması, bacağın korunması ve düzenli kontrol genel çerçeveyi oluşturur. Reflünün tedavisinde gündeme gelen endovenöz tedavi seçenekleri ise yüzeysel ürünlerin yerini değil, bakım planının eksik kalan parçasını tamamlar.

Toplardamar yarası iyileşirken neler beklenir?

Venöz ülserin iyileşme hızı yaranın ne kadar süredir açık olduğundan, büyüklüğünden, ödemin kontrol altına alınmasından, enfeksiyon varlığından, arteriyel dolaşımdan ve uygulanan tedavi planından etkilenir. Takipte izlenen değişiklikler genellikle yara yüzeyinin küçülmesi, akıntının azalması, ağrının hafiflemesi ve çevre ciltteki kızarıklık ile ıslaklığın gerilemesidir. Bu ilerleme her zaman düzenli bir çizgi izlemez; bazı dönemlerde duraklama görülebilir.

EVRA çalışmasında uygun hastalarda medyan yara iyileşme süresi erken endovenöz ablasyon grubunda 56 gün, ertelenmiş girişim grubunda 82 gün olarak bildirilmiştir. Bu sayılar çalışmanın hasta grubuna ve koşullarına aittir; her yaraya verilen bir süre taahhüdü olarak okunmamalıdır. Yara kapandıktan sonra da venöz hastalık varlığını sürdürür; bu nedenle kompresyon planının sürdürülmesi, cilt bakımı ve reflünün kontrol altında tutulması tekrar riskini azaltmaya yönelik izlemin parçasıdır. Tekrar oranı küçümsenecek düzeyde değildir: iyileşmeden sonraki üç ay içinde %70’e varan nüks bildirilmiştir ve bunu azaltan en net uygulama kompresyonun sürdürülmesidir. Bir karşılaştırmada 40 mmHg basınç veren kompresyon çorabı kullananlarda nüks %14, bandaj grubunda %23 bulunmuştur.

Tedavi yönteminin ve kompresyonun uygunluğu, Op. Dr. Arzu Ercan tarafından yapılan muayene ve Doppler ultrason değerlendirmesiyle belirlenir. Muayene yerleri: İstanbul (Acıbadem Kozyatağı Hastanesi) ve Londra (Bilba Clinic, MedPlus Clinic).

Sık Sorulan Sorular

Varis yarası ağrılı olur mu?

Varis yarası ağrı ve yanma yapabilir. Ağrının belirgin biçimde artması, yara çevresinde kızarıklık ya da akıntı gelişmesi yeniden değerlendirmeyi gerektirir.

Varis yarası ne kadar sürede kapanır?

EVRA çalışmasında uygun hastalarda medyan iyileşme süresi erken endovenöz tedavi grubunda 56 gün, ertelenmiş girişim grubunda 82 gün bildirilmiştir. Bu süre yaranın özellikleri ve eşlik eden dolaşım sorunları nedeniyle herkes için aynı değildir.

Varis yarası için hangi krem kullanılır?

Krem veya yara örtüsü seçimi yaranın nem durumuna, çevre cildin görünümüne ve enfeksiyon bulgularına göre yapılır. Tek bir ürün her varis yarası için uygun değildir.

Varis yarası tekrar eder mi?

Yara kapandıktan sonra venöz yetmezlik ve ödem sürerse tekrar görülebilir. Bu nedenle reflü kontrolü, cilt bakımı ve uygun kompresyon planı önem taşır.

Kompresyon ne kadar basınçta olmalı, herkese uygulanabilir mi?

Venöz ülserde iyileşmeyi desteklemek için ayak bileği hizasında en az 40 mmHg basınç hedeflenir. Ancak kompresyondan önce atardamar dolaşımı değerlendirilir: ayak nabızları muayene edilir ve ayak bileği-kol basınç indeksi (ABI) ölçülür. Ciddi atardamar hastalığı olanlarda yüksek basınçlı kompresyon uygulanmaz.

Gebelikte varis yarası için her tedavi uygulanır mı?

Gebelikte yara bakımı ve venöz yakınmalar ayrı değerlendirilir; bazı girişimsel tedaviler doğum sonrasına bırakılabilir. Uygun yaklaşım, dolaşım bulguları ve gebeliğin koşullarıyla belirlenir.

Varis yarası kapandıktan sonra varis çorabı ne kadar kullanılmalı?

Kompresyon, yara kapandıktan sonra da sürdürülür; bırakıldığında nüks riski belirgin biçimde artar. Süre ve basınç düzeyi reflünün tedavi edilip edilmediğine ve bacaktaki ödeme göre hekim tarafından belirlenir, genellikle uzun süreli bir plandır.

Varis yarası için acile ne zaman başvurulur?

Hızla yayılan kızarıklık, ateş, kötü kokulu akıntı, şiddetlenen ağrı veya ani bacak şişliği acil değerlendirme gerektirebilir.

Kaynaklar