Varis Tekrarlar mı? Tedavi Sonrası Nüksü Önlemek İçin Yapılması Gerekenler

Yayın tarihi 10 dk okuma

Muayene odasında varis tedavisi sonrası nüks hakkında görüşen kadın doktor ve kadın hasta
Hızlı Cevap

Varis tekrarlar mı? Evet; tedavi edilen damarın yeniden açılması veya başka toplardamarlarda yeni venöz reflü gelişmesi nedeniyle varis yeniden görülebilir. Nüksün kaynağı renkli Doppler ultrasonla değerlendirilir ve izlem ya da yeniden tedavi kararı bulgulara göre planlanır.

Doktor Onayı Tıbbi açıdan incelendi Op. Dr. Arzu Ercan, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı
Önemli Maddeler
  • Varis nüksü, tedavi edilen damarın yeniden açılması kadar yeni toplardamar segmentlerinde gelişen venöz reflüyle de ilişkili olabilir.
  • Açık cerrahi, lazer, radyofrekans, tıbbi yapıştırıcı ve köpük skleroterapi sonrası nüks verileri farklı izlem süreleri ve tanımlarla değerlendirilmelidir.
  • Tekrarlayan varisin kaynağını saptamada renkli Doppler ultrason, görünür damarların tek başına değerlendirilmesinden daha kapsamlı bilgi sağlar.
  • Kompresyon çorabı bazı kişilerde şikâyet ve ödem yönetimine yardımcı olsa da yeni varis oluşumunu kesin olarak önlemez.
  • Ani tek taraflı şişlik veya nefes darlığı gibi belirtiler, sıradan varis yakınması kabul edilmeden acil değerlendirme gerektirir.

Varis tekrarlar; tedavi edilen damarın yeniden açılması ya da başka toplardamarlarda yeni venöz reflü gelişmesi nedeniyle genişlemiş damarların yıllar içinde yeniden görülmesi durumudur. Nüksün nedenleri, gerçek tekrar ile iyileşme bulgularının ayrımı ve izlemin yeri birlikte ele alınır; yöntem seçimi varis tedavisi planlamasında kişiye göre belirlenir.

Varis tekrarlar mı?

Varis tedavisinden sonra aynı damarda yeniden açılma veya başka damarlarda yeni venöz reflü gelişmesi nedeniyle varis tekrar görülebilir. Halk arasında varis denilen genişlemiş yüzeyel toplardamarlar, kronik venöz hastalığın yalnızca görünen yüzüdür. Bu hastalık, CEAP sınıflamasında C0’dan C6’ya uzanan bir aralıkta tanımlanır ve zaman içinde değişebilir. Genişlemiş yüzeyel venler genellikle 3 mm ve üzeri çapta tanımlanırken, 1–3 mm arasındaki retiküler venler ve 1 mm’nin altındaki kılcal damarlar farklı bir grubu oluşturur. Bu nedenle tedaviden sonra bacakta görülen her yeni damar, aynı hastalık yükünün geri dönmesi anlamına gelmez.

Nüks, tedavinin mutlaka başarısız olduğunu göstermez. Kapatılan ya da çıkarılan bir damarın dışında kalan yan dallar, başlangıçtaki değerlendirmede belirgin olmayan bölgeler veya zamanla ilerleyen kapakçık yetersizliği, yıllar sonra yeni varislerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. Venöz hastalığın ilerleyici doğası, kişinin yaşı, ailesel yatkınlığı, mesleği ve gebelik öyküsü gibi etkenlerle birlikte seyreder. Dolayısıyla tedavi, hastalığı bir kez ve tümüyle ortadan kaldıran bir girişim olarak değil, mevcut reflü kaynağını ele alan ve izlem gerektiren bir süreç olarak düşünülür. Tekrarlayan yakınmalarda yapılması gereken ilk adım, nüksün gerçekten var olup olmadığını ve kaynağını ortaya koyan bir değerlendirmedir.

Varis neden tekrarlar?

Varis nüksü çoğunlukla yeni venöz reflü odakları, tedavi edilen damarın yeniden kanlanması ya da başlangıçta girişim gerektirmeyen yan dalların zamanla belirginleşmesiyle ilişkilidir. Venöz reflü, toplardamar kapakçıklarının kanın geriye kaçışını yeterince engelleyememesi durumudur; renkli Doppler ultrasonda yüzeyel venlerde 0,5 saniyeyi, derin venlerde 1 saniyeyi, perforan venlerde ise 0,35 saniyeyi aşan geri akım anlamlı kabul edilir.

Teknik ve anatomik nedenler ilk grubu oluşturur. Tedavi edilen ven segmentinin uç kısmında kalan güdük, bu bölgede gelişen yeni küçük damar ağları, kapatma işleminin damarın tamamını kapsamaması veya anatomik varyasyonlar bu başlık altında ele alınır. Pelvik kökenli reflü, perforan toplardamarlar ve derin venöz sistemdeki sorunlar da uygun olgularda değerlendirmeyi etkileyebilir; ancak bunlar her hastada bulunmaz.

İkinci grup, hastalığın zaman içindeki ilerlemesi ve bireysel risk etkenleridir. Uzun süre ayakta ya da oturarak çalışma, kilo artışı, gebelikler, hareketsizlik ve ailesel yatkınlık, daha önce sağlam olan kapakçıkların yıllar içinde yetersiz hâle gelmesine katkıda bulunabilir. Bu durumda ortaya çıkan damar, önceki girişimle ilgili değil, hastalığın yeni bir alanıyla ilgilidir. Yeniden işlem kararı yalnızca bacağın görünümüne bakılarak değil, ultrason bulgularıyla birlikte verilir.

Varis ameliyatı sonrası tekrarlar mı?

Açık cerrahi sonrası da yıllar içinde tekrarlayan varis görülebilir. Halk arasında damarın alınması olarak bilinen stripping, safen venin çıkarılmasına yönelik bir yaklaşımdır; buna rağmen nüks, kasık bölgesinde gelişen yeni damar ağları anlamına gelen neovaskülarizasyon, çıkarılmayan yan dallar ya da başka ven segmentlerinde sonradan ortaya çıkan reflü ile ilişkilendirilebilir. Damar içinden ısı uygulayan endovenöz lazer ve radyofrekans yöntemlerinde ise nüks daha çok kapatılan segmentin yeniden açılması ya da komşu dallardaki akımın belirginleşmesi üzerinden tanımlanır.

Uzun dönem veriler yöntemler arasında farklılık olduğunu gösterir. Büyük safen ven yetmezliğinde cerrahi, endovenöz lazer ve köpük skleroterapiyi karşılaştıran 5 yıllık randomize MAGNA çalışmasında, tedavi edilen damarın kapalı ya da çıkarılmış olarak kalma oranı cerrahide %85, endovenöz lazerde %77, köpük skleroterapide %23 bulunmuştur; diz üstü safen vende reflü saptanmama oranı ise sırasıyla %85, %82 ve %41’dir. Radyofrekans ve tıbbi yapıştırıcı bu çalışmada yer almaz. Damarın yeniden açılması her zaman yakınmaların geri döneceği anlamına gelmez ve oranlar çalışmalar arasında nüks tanımına ve izlem süresine göre değişir; bu nedenle sayılar tek başına yöntem seçimi için kullanılmaz.

Aşağıdaki tablo, Avrupa Damar Cerrahisi Derneği’nin (ESVS) 2022 kılavuzu ve bu uzun dönem veriler ışığında yöntemlerin nüks açısından nasıl değerlendirildiğini özetler.

Varis tedavi yöntemlerine göre nüksün değerlendirilmesi ve uzun dönem veriler
Yöntem Nüksün değerlendirilme biçimi Uzun dönem veri İzlem Sınırlılıklar
Lazer (EVLA) Ultrasonla kapanmanın sürmesi ve yeni reflü 5. yılda damarın kapalı kalma oranı %77 (MAGNA); nüks çoğunlukla yan dallardan veya yeni reflüden kaynaklanır Çoğunlukla orta ve uzun dönem izlem Çalışmalarda nüks tanımı ortak değildir
Radyofrekans (RFA) Ultrasonla kapanma ve klinik yakınma Isı temelli yöntemlerle benzer başlıkta ele alınır Orta ve uzun dönem Cihaz ve protokol farkları sonuçları etkiler
Tıbbi yapıştırıcı Ultrasonla kapanmanın sürmesi Isısız seçenek olarak tanımlanır Daha kısa izlem verisi Uzun dönem veri birikimi sınırlıdır
Köpük skleroterapi Kapanma, yeniden kanallanma ve yakınma 5. yılda damarın kapalı kalma oranı %23 (MAGNA); yeniden işlem gereksinimi daha sık gündeme gelir Kısa ve orta dönem Seans sayısı ve köpük hazırlığı değişkendir
Cerrahi stripping Klinik muayene ve ultrason 5. yılda damarın çıkarılmış ya da kapalı kalma oranı %85 (MAGNA); neovaskülarizasyon ayrı bir nüks nedenidir Uzun dönem izlem verisi mevcuttur Girişim yükü ve iyileşme süreci farklıdır

Köpük skleroterapi sonrası varis tekrarlar mı?

Köpük skleroterapi sonrası tedavi edilen damarın yeterince kapanmaması veya zamanla yeni reflü alanlarının gelişmesi nedeniyle varis yeniden belirginleşebilir. Halk arasında köpük tedavisi olarak da bilinen köpük skleroterapi, damar içine verilen köpük hâline getirilmiş ilaçla damarın iç yüzeyinde kontrollü bir kapanma oluşturmayı amaçlar.

İşlemden sonra görülen her bulgu nüks değildir. Cildin üzerinde kalan kahverengi renk değişikliği, damar hattı boyunca hissedilen sertlik ya da hâlâ görünen ince bir damar çizgisi, kapanma sürecinin beklenen parçası olabilir. Gerçek nüks ile iyileşme sürecine ait bu bulguların ayrımı, çoğu durumda renkli Doppler ultrasonla yapılır; akımın devam edip etmediği ancak bu şekilde gösterilir. ESVS kılavuzundaki yöntem karşılaştırmaları okunurken, bu teknik için bildirilen sonuçların izlem süresine ve nüksün nasıl tanımlandığına duyarlı olduğu akılda tutulmalıdır. Aynı damarda birden fazla seans gerekmesi de başarısızlık değil, yöntemin planlanma biçimiyle ilgili bir durum olabilir.

İç varis tekrarlar mı?

Halk arasında iç varis denilen yakınma tek başına standart bir tıbbi tanı değildir; cilt altında görünmeyen genişlemiş venler, yüzeyel venöz reflü ya da derin venöz sistemle ilgili sorunlar bu adla anılabilir. Bu nedenle bacakta ağrı ve dolgunluk hissi süren bir kişide, yalnızca görünür damarlara bakarak sonuç çıkarmak yanıltıcı olabilir.

Geçirilmiş derin ven trombozu sonrası damarda kalan değişiklikler, derin ven kapak yetmezliği ve yüzeyel ven hastalığı benzer yakınmalar oluşturabilir. Tekrarlayan şikâyetlerde renkli Doppler ultrason, reflünün yerini ve yönünü, daha önce tedavi edilmiş damarların durumunu ve derin sistemin açıklığını göstermek için kullanılır.

Tekrarlayan varis nasıl anlaşılır?

Tekrarlayan varis; yeni belirginleşen kıvrımlı damarlar, gün sonunda artan ağırlık hissi, ağrı, kaşıntı, ödem veya ayak bileği çevresinde renk koyulaşması gibi cilt değişiklikleriyle fark edilebilir. Bu varis şikâyetleri genellikle uzun süre ayakta kalınan günlerde artar, bacak yükseltildiğinde kısmen geriler.

Yakınmaların şiddeti tek başına damar hastalığının derecesini göstermez. Belirgin damar görülmeyen bir bacakta ultrasonla anlamlı reflü saptanabileceği gibi, gözle dikkat çeken damarlara karşın şikâyet hafif kalabilir. Bu nedenle değerlendirme, görünümle birlikte bulguların günlük yaşama etkisini ve ultrason verisini birlikte ele alır.

Ani başlayan tek taraflı bacak şişliği, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma veya kanlı balgam durumunda 112 aranmalıdır. Bu bulgular venöz tromboembolizm açısından gecikmeden değerlendirme gerektirir.

Varis nüksünü önlemek için ne yapılır?

Varis nüksü tümüyle engellenemese de düzenli izlem, risk etkenlerinin yönetimi ve önerilen tedavi sonrası bakım uygulamaları, yeni gelişen damar sorunlarının erken fark edilmesine katkı sağlayabilir.

Op. Dr. Arzu Ercan, varisin tekrarlamaması için alınabilecek önlemleri anlatıyor.

Muayene odasında varis nüksü hakkında konuşan kadın doktor ve kadın hasta

Uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınmak, yürüyüş ve ayak bileği hareketleri gibi baldır kas pompasını çalıştıran etkinlikler, vücut ağırlığının yönetimi ve ayakta geçen sürelerde ara verilmesi, venöz dolaşımın desteklenmesinde öne çıkar. Bu alışkanlıkların yeni venöz reflüyü kesin olarak önlediği söylenemez; ancak yakınmaların seyrinde ve ödem kontrolünde yardımcı olabilir.

Kompresyon çorabı, kapatılmış bir damarı yeniden kapatan ya da yeni reflüyü ortadan kaldıran bir araç değildir. Bazı kişilerde bacaktaki ağırlık hissinin ve ödemin yönetiminde, hekimin önerdiği basınç sınıfı ve süreyle kullanılabilir. Düzenli izlem ise belki en belirleyici başlıktır: tedaviden sonra yakınmalar artarsa ya da yeni damarlar belirginleşirse, kontrol muayenesi ve ultrason değerlendirmesi hem nüksün kaynağını hem de girişim gerekip gerekmediğini ortaya koyar.

Tekrarlayan variste yeniden işlem herkese uygun mu?

Tekrarlayan varis saptanan herkes hemen yeniden girişim için uygun kabul edilmez. Gebelikte girişim zamanlaması çoğu durumda doğum sonrasına ertelenebilir, çünkü gebelikte artan venöz yük sonrasında tablo değişebilir. Aktif derin ven trombozu varlığında öncelik trombozun değerlendirilmesi ve yönetimidir. Ciddi atardamar hastalığı bulunan kişilerde kompresyon uygulaması ve bazı girişimler yeniden gözden geçirilmelidir.

Tedavi alanında aktif cilt enfeksiyonu, kanama eğilimi ve kullanılan ilaçlar da yöntem seçimini etkileyebilir. Bu başlıklar mutlak bir yasak listesi oluşturmaz; her biri, girişimin zamanlaması ya da biçimi üzerinde düşünmeyi gerektiren durumlardır. Yeniden girişim gereksinimi; yakınmanın düzeyi, ultrasonla gösterilen anatomik bulgu ve hedeflenen damar birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Tekrarlayan variste hangi tedavi seçilir?

Tekrarlayan variste yöntem, nüksün kaynağına göre endovenöz lazer, radyofrekans, tıbbi yapıştırıcı, köpük skleroterapi veya seçilmiş olgularda cerrahi arasından belirlenir. Damarı çıkarmadan içeriden kapatmayı amaçlayan kapalı varis tedavileri başlığı altında lazer, radyofrekans ve tıbbi yapıştırıcı yer alır; daha ince yan dallar ve yüzeyel ağlar için köpük uygulaması gündeme gelebilir.

Belirleyici olan, hangi damarın görünür olduğundan çok reflünün nerede başladığıdır. Kasıkta ya da diz arkasında kalan bir güdükten kaynaklanan akım, perforan ven kaynaklı bir reflü ve yalnızca yan dallarla sınırlı bir tablo farklı planlama gerektirir. Bu nedenle yeniden girişim, ultrasonla gösterilen kaynağa yönelir; yalnızca gözle görülen damarın kapatılması, kaynak yerinde kalırsa kısa sürede yeni damarların belirginleşmesine yol açabilir.

Her tekrarlayan varis işlem gerektirmez. Yakınması hafif olan, cilt bulgusu bulunmayan ve reflüsü sınırlı kişilerde izlem, hareket düzeni ve gerektiğinde kompresyon yeterli görülebilir. Yeniden yapılan her girişimde, ilk işlemde olduğu gibi morarma, ağrı, geçici his değişikliği, cilt renk değişikliği ve daha seyrek olarak tromboz gibi riskler bulunur; bu nedenle beklenen yarar ile olası risk birlikte tartılır. Uygunluk, Op. Dr. Arzu Ercan tarafından yapılan muayene ve renkli Doppler ultrason değerlendirmesiyle belirlenir. Muayene yerleri: İstanbul (Acıbadem Kozyatağı Hastanesi) ve Londra (Bilba Clinic, MedPlus Clinic).

Sık Sorulan Sorular

Varis tedaviden kaç yıl sonra tekrarlar?

Nüks için kesin bir süre yoktur; aylar içinde de yıllar sonra da ortaya çıkabilir. Uzun dönem çalışmalarda tedavi edilen damarın 5. yıldaki durumu yönteme göre farklılık gösterdiği için tedavi sonrası izlem tek bir kontrolle sınırlı tutulmaz.

Tekrarlayan varis tehlikeli mi?

Tekrarlayan varis çoğu zaman ilk tablodaki gibi ağırlık, şişlik ve görünüm yakınmalarıyla seyreder. Ciltte renk değişikliği, sertleşme, yara ya da damar üzerinde ağrılı kızarıklık gelişirse beklemeden değerlendirme gerekir; bu bulgular ileri venöz hastalık veya yüzeyel tromboflebit ile ilişkili olabilir.

Tekrarlayan variste yeniden işlem ağrılı mıdır?

Çoğu kapalı yöntemde işlem lokal anestezi altında yapılır ve ağrı sınırlı kalır. Sonrasında morarma, gerginlik ve hassasiyet görülebilir; şiddetli ya da artan ağrı değerlendirilmelidir.

Nüks şüphesinde hangi inceleme yapılır?

Muayeneyle birlikte renkli Doppler ultrason kullanılır; reflünün yeri, yönü ve daha önce tedavi edilmiş damarların durumu bu incelemeyle gösterilir.

Gebelikte tekrarlayan varise girişim yapılır mı?

Girişim çoğu durumda doğum sonrasına ertelenebilir. Gebelikte artan venöz yük sonrasında tablo değişebildiğinden, değerlendirme bu dönemden sonra yinelenir.

Kilo değişimi varis nüksünü etkiler mi?

Kilo artışı venöz yükü artırarak kapakçık yetersizliğine katkıda bulunabilir. Vücut ağırlığının yönetimi nüksü kesin olarak önlemez; yakınmaların seyrinde yardımcı olabilir.

Varis çorabı tekrar giyilir mi?

Kompresyon çorabının yeniden kullanımı, çorabın uygunluğu ve kullanım süresi hekimin önerisine göre belirlenir. Çorap, nüksü kesin olarak önleyen bir yöntem değildir.

Varis tedavisinden sonra ne zaman kontrole gidilmeli?

Kontrol zamanı uygulanan işleme göre planlanır; ilk kontrol çoğunlukla işlemden kısa süre sonra yapılır, sonrasında izlem yakınmalara göre sürdürülür. Yeni damar belirginleşmesi, artan şişlik veya ağrı olursa planlanan zamanı beklemeden değerlendirme istenmelidir.

Varis tedavisinden sonra spor yapılır mı?

Düzenli yürüyüş ve baldır kasını çalıştıran egzersizler toplardamar dönüşünü destekler ve nüksü önlemeye yardımcı yaşam önlemleri arasında yer alır. Ağır egzersize dönüş zamanı uygulanan işleme göre değişir ve kontrolde planlanır.

Tekrarlayan variste hangi belirtiler acildir?

Ani tek taraflı bacak şişliği, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma veya kanlı balgam gecikmeden acil değerlendirme gerektirir.

Kaynaklar