Varis Köpük Tedavisi (Skleroterapi)

Varis köpük tedavisi olarak da bilinen skleroterapi, ince ve orta çaplı varislerin damar içine sıvı veya köpük ilaç verilerek kapatılmasını amaçlayan ameliyatsız bir yöntemdir. Uygun damarlar, seans sayısı ve sıvı ya da köpük seçimi; muayene ile renkli Doppler ultrason bulgularına göre belirlenir. İşlem sonrası yürüyüş, varis çorabı kullanımı ve kontrollere uyum iyileşme planının parçasıdır.

Skleroterapi ile varis tedavisi nedir?
Tedaviye Genel Bakış
  • Poliklinikte, ince iğneyle. Anestezisiz Uygulama
  • Damar çapına göre seçilir. Köpük veya Sıvı
  • İşlem sonrası yürüyüşle devam. Aynı Gün Günlük Hayat
  • Önce kaynak damar değerlendirilir. Doppler ile Planlama

Hasta kabul ettiği yerler

Randevu Al WhatsApp İle İletişim
Hızlı Cevap

Varis köpük tedavisi olarak da bilinen skleroterapi, ince ve orta çaplı varislerin damar içine sıvı veya köpük ilaç verilerek kapatılmasını amaçlayan ameliyatsız bir yöntemdir. Uygun damarlar, seans sayısı ve sıvı ya da köpük seçimi; muayene ile renkli Doppler ultrason bulgularına göre belirlenir. İşlem sonrası yürüyüş, varis çorabı kullanımı ve kontrollere uyum iyileşme planının parçasıdır.

Uzman Onayı Tıbbi açıdan incelendi Op. Dr. Arzu Ercan, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

Varis köpük tedavisi olarak da bilinen skleroterapi, ince ve orta çaplı hastalıklı toplardamarın içine sıvı ya da köpük biçimde sklerozan ilaç verilerek damarın zamanla kapatılmasını amaçlayan ameliyatsız bir varis tedavisi yöntemidir. Skleroterapi çoğu olguda anestezi gerektirmez ve poliklinik koşullarında uygulanır. Ana toplardamar reflüsü bulunan kişilerde ise kapalı yöntemlerle birlikte ya da onlardan önce planlama yapılabilir.

Varis köpük tedavisi (skleroterapi) nedir?

Skleroterapi, damar içine verilen bir ilacın toplardamarın iç yüzeyini kontrollü biçimde tahriş etmesi ve damar duvarlarının birbirine yapışarak kapanması esasına dayanır. Kapanan damar kan taşımayı bırakır, zamanla bağ dokusuna dönüşür ve vücut tarafından emilerek görünürlüğünü yitirir. Bu süreç birkaç hafta içinde ilerler; hızı ve sonucu damarın çapına göre değişebilir.

Yöntemin hedefi ve beklenen sonuç her kişide aynı değildir. Halk arasında örümcek damar denen telenjiektaziler, yeşilimsi görünümleriyle tarif edilen retiküler damarlar ve daha kalın varis paketleri farklı yaklaşımlar gerektirir; bacakta ağırlık, yanma ya da akşamları artan şişlik gibi varis belirtileri tablonun ne kadar geniş olduğunu anlamaya yardımcı olur. İlacın yoğunluğu da damar çapına göre seçilir; Türkiye’de bu amaçla farklı yoğunluklarda hazırlanan sklerozan ilaçlar kullanılır.

Skleroterapi her damar tipi için tek başına uygun olmayabilir. Hangi damara hangi yöntemin uygulanacağına, muayene bulguları ve renkli Doppler ultrason sonuçları birlikte değerlendirilerek karar verilir. Yüzeyde görünen damarların altında belirgin bir kaçak kaynağı varsa, tedavi planı yalnızca görünür damarlara göre değil, toplardamar sisteminin bütününe göre kurulur.

Sıvı ve köpük form arasındaki fark nedir?

Sıvı skleroterapi daha çok ince kılcal ve retiküler damarlarda, köpük form ise uygun olgularda daha geniş çaplı varislerde tercih edilebilir. İki uygulama arasındaki temel ayrım, ilacın damar içindeki davranışıdır.

Köpük, sıvı ilacın özel bir teknikle hava ya da gazla karıştırılmasıyla elde edilir. Oluşan köpük damardaki kanı yer değiştirerek ilacın damar duvarıyla temas süresini uzatabilir; bu nedenle benzer miktarda ilaçla daha geniş damarlar hedeflenebilir. Daha büyük damarlarda ve ana toplardamara yakın hedeflerde uygulamanın ultrason eşliğinde yapılması gündeme gelebilir.

  • Sıvı uygulama genellikle 15-30 dakika sürer; çoğu kişide 1-3 seans gerekebilir.
  • Köpük uygulama genellikle 20-40 dakika sürer; çoğu kişide 1-2 seans gündeme gelebilir.
  • Her iki yöntemde de anestezi çoğu olguda gerekmez ve aynı gün günlük yaşama dönüş mümkün olabilir.

Bu aralıklar tedavi edilecek damar sayısına, çapına ve planın bütününe göre değişir. Isı temelli endovenöz lazer ve radyofrekans ise damar içine yerleştirilen bir kateterle çalışan farklı kapalı yöntemlerdir; ana toplardamarda belirgin reflü saptandığında daha sık değerlendirilebilirler. Yöntemlerin birbirine üstünlüğünden çok, hangi damar için hangisinin uygun olduğundan söz edilir.

Kılcal damar görünümünde mikroskleroterapi

Kılcal damar görünümünde, uygun kişilerde çok ince uçlar ve düşük yoğunluklu ilaçla uygulanan mikroskleroterapi gündeme gelebilir. Hedef, halk arasında örümcek ağı görünümü ya da kılcal varis denen telenjiektazilerdir; bunlara sıklıkla yeşilimsi ince damarlar olarak tarif edilen retiküler damarlar eşlik eder.

Hastane kampüsünde yürüyen hekim ve hasta, skleroterapi sonrası hareket önerisini temsil ediyor.

Uygulamada insülin iğnesinden daha ince uçlar kullanılır. Çok ince damarlar büyüteç ya da özel bir ışık kaynağıyla belirginleştirilebilir. İlaç en düşük yoğunlukta ve küçük miktarlarda, çok sayıda giriş noktasından verildiği için seans uzayabilir; buna karşılık hissedilen rahatsızlık çoğu kişide sınırlı kalır.

Kılcal damarlar yalnızca görünüm sorunu olarak ele alınmaz. Bazı kişilerde altta yatan bir toplardamar yetersizliğinin ilk işareti olabilirler; bu nedenle planlama öncesinde Doppler değerlendirmesi yapılır. İğneyle girilemeyecek kadar ince damarlarda ciltten lazer tamamlayıcı bir seçenek olarak düşünülebilir, yöntem seçimi muayenede netleşir. Varis çorabı ve damar ilaçları şikâyetleri hafifletebilir, ancak oluşmuş damarları doğrudan ortadan kaldırmaları beklenmez.

Ameliyatsız varis tedavisinde planlama nasıl yapılır?

Ameliyatsız varis tedavisinde skleroterapi uygulaması, damar çapına, reflü kaynağına ve Doppler bulgularına göre tek başına ya da başka kapalı yöntemlerle birlikte planlanabilir. Planlamanın ilk adımı, görünen damarların değil, bacağın toplardamar akımının bütününün değerlendirilmesidir.

Renkli Doppler ultrason bu aşamanın temel incelemesidir. İnceleme yüzeyel ve derin toplardamarlarla ana toplardamarlardaki akımı gösterir, kapak işlevinin bozulduğu noktaları ve kaçak kaynağını ortaya koymaya yardımcı olur. Elde edilen harita, hangi damarın kapatılacağını ve hangi yöntemin öne çıkacağını belirler.

Ana toplardamarda belirgin bir kaçak saptanırsa, önce ya da aynı tedavi planı içinde lazer, radyofrekans veya uygun başka bir kapalı yöntem ele alınabilir. Kaynak giderilmeden yalnızca yüzeydeki damarlar kapatıldığında, görünür damarların bir süre sonra yeniden dolma olasılığı artabilir. Isı temelli yöntemlerde genellikle lokal anestezi kullanılır, işlem çoğu olguda 30-60 dakika sürebilir ve günlük yaşama dönüş sıklıkla 1-2 gün içinde mümkün olur; bu süreler yönteme ve kişinin durumuna göre değişir.

Hekim kararını, işlem yapılacak damarların yerleşimine, kişinin tıbbi öyküsüne, kullandığı ilaçlara ve tedaviden beklentisine göre verir.

Skleroterapi kimler için uygun bir seçenek olabilir?

Skleroterapi çoğu zaman bacakta kılcal damar görünümü, retiküler damarlar ve seçilmiş orta boy varisleri olan kişilerde değerlendirilir. Uygunluk yalnızca damarların dıştan görünümüne bakılarak belirlenmez; Doppler bulguları, kişinin genel sağlık durumu ve eşlik eden hastalıklar birlikte ele alınır.

Gebelik ve emzirme döneminde işlem genellikle ertelenir. Aktif derin ven trombozu, işlem yapılacak bölgede enfeksiyon, sklerozan ilaca bilinen alerji ve ileri derecede atardamar hastalığı varlığında uygunluğun yeniden değerlendirilmesi gerekir. Uzun süre hareketsiz kalmayı gerektiren durumlar ve kalpte patent foramen ovale olarak bilinen açıklık, özellikle köpük uygulaması öncesinde bireysel risk değerlendirmesini gerektirebilir.

Kan sulandırıcı kullanan kişilerde işlem çoğu durumda mümkündür. Bu ilaçlar kişinin kendi kararıyla kesilmez; dozun ve zamanlamanın nasıl düzenleneceği, işlemi planlayan hekimle birlikte ele alınır. Hangi damara hangi yöntemin uygulanacağı ve işlemin kişi için uygun olup olmadığı, ancak muayene ve görüntüleme sonrasında belirlenir.

Köpük tedavisi ne kadar sürer, kaç seans gerekir?

Skleroterapi seansı, damar sayısına ve uygulama biçimine göre genellikle 15-30 dakika sürer; köpük uygulamasında bu süre çoğu durumda 20-40 dakikaya uzayabilir. Bu aralıklar sabit bir vaat değildir, tedavi edilen alanın yaygınlığına göre değişir.

İşlemde kişi muayene masasına uzanır, hedef damarlar belirlenir ve gerekirse büyüteç ya da özel bir ışık kaynağıyla belirginleştirilir. Çok ince bir iğneyle damara girilir ve ilaç yavaşça verilir. Çoğu kişi iğne girişinde sivrisinek ısırığına benzeyen kısa bir batma, ilacın verilmesi sırasında birkaç saniye süren hafif bir yanma hisseder; hissin düzeyi damarın bölgesine ve kişiye göre değişir.

İşlem bittiğinde bacak elastik bandajla sarılır ya da varis çorabı giydirilir. Anestezi çoğu olguda gerekmez. Nadir görülen erken tepkiler açısından 15-20 dakika yürüyerek gözlem yapılabilir; birçok kişi aynı gün günlük yaşamına döner. İşlem sonrası hareket, ulaşım ve çalışma düzenine ilişkin öneriler kişiye göre verilir.

Bir seansta güvenli biçimde verilebilecek ilaç miktarı sınırlı olduğundan geniş alanlar bölümlere ayrılabilir. Seanslar arasında genellikle 4-6 hafta beklenir ve çoğu kişide 1-3 seans yeterli olabilir; yaygın kılcal damar ağlarında sayı artabilir.

İşlem sonrası iyileşme döneminde nelere dikkat edilir?

Skleroterapi sonrasında yürüyüş genellikle iyileşme planının bir parçasıdır ve çoğu kişi aynı gün günlük yaşamına dönebilir. Yürürken çalışan baldır kasları toplardamarlardaki kanı yukarı doğru iten bir pompa gibi davranır; bu hareket dolaşımı destekler ve pıhtı riskinin azaltılmasına katkı sağlar. İlk günlerde günde en az 30 dakika yürüyüş önerilebilir, süre hekimin planına göre belirlenir.

Varis çorabı ya da bandaj genellikle 1-2 hafta kullanılır. Sıvı uygulamada bu süre birkaç güne inebilir, köpük uygulamasında uzayabilir; çorabın basınç sınıfına ve kullanım süresine hekim karar verir. Köpük tedavisi sonrası dikkat edilmesi gereken noktaların başında ilk 1-2 hafta sauna, sıcak banyo, güneşlenme ve ağır spordan uzak durmak gelir. Uzun süre hareketsiz oturmak ve uzun uçuşlar ilk hafta için uygun olmayabilir.

İşlem bölgesinde morluk, hassasiyet ve hafif şişlik çoğu kişide 1-2 hafta içinde geriler. Kapatılan damarın üzerinde kahverengimsi bir iz kalması mümkündür; bu iz çoğu kişide aylar içinde açılır. Güneşten korunmak ve önerilen çorap süresine uymak bu dönemde yardımcı olur.

Olası yan etkiler ve riskler

Skleroterapi sonrasında en sık görülen etkiler iğne yerinde kızarıklık, morluk, hafif şişlik ve hassasiyet gibi geçici bulgulardır. Bunlar genellikle kısa sürede geriler ve ek tedavi gerektirmez.

Kapatılan damar boyunca kahverengimsi bir renk değişikliği, yani hiperpigmentasyon görülebilir; bu iz çoğunlukla 6-12 ay içinde soluklaşır, ancak kalıcılık olasılığı kişiden kişiye değişir. Matting olarak adlandırılan durumda ise tedavi edilen alanın çevresinde çok ince yeni kılcal damarlar belirginleşir; çoğu zaman kendiliğinden geriler, bazı kişilerde ek seans gerekebilir.

Daha seyrek görülen etkiler arasında ilaca bağlı alerjik tepki, iğne giriş yerinde küçük bir cilt yarası, köpük uygulamasından sonra dakikalar süren görme bulanıklığı ya da baş ağrısı ve derin ven trombozu yer alır. İşlemden sonra bacakta artan ağrı ya da belirgin şişlik ortaya çıkarsa gecikmeden hekime başvurulmalı; ani nefes darlığı, göğüs ağrısı ya da görme veya konuşmada ani bozulma olursa 112 aranmalıdır.

Ayrıntılı öykü alınması, Doppler ile planlama ve ilaç doz sınırlarına uyulması bu risklerin azaltılmasına yardımcı olur; yine de hiçbir tıbbi işlemde risk tümüyle ortadan kalkmaz.

Skleroterapi sonuçları kalıcı olur mu?

Skleroterapi ile kapatılan damarlar çoğu durumda yeniden açılmaz; ancak varis kronik bir yatkınlık olduğundan yıllar içinde başka damarlarda yeni görünür damarlar oluşabilir. Bu nedenle sonuç, tek bir işlemin değil, toplardamar sisteminin bütününün yönetildiği bir sürecin ürünüdür.

İlk görünür değişim çoğu kişide 4-6 haftada belirginleşir. Renk izlerinin açılması ve nihai görünümün ortaya çıkması 6 aya, bazı kişilerde bir yıla kadar uzayabilir. Sonucu etkileyen iki ana nokta, reflü kaynağının işlem öncesinde doğru saptanıp gerektiğinde tedavi edilmesi ve sonrasında düzenli izlem yapılmasıdır.

Yıllık kontrol muayenesi, yeni oluşan küçük damarların erken değerlendirilmesine yardımcı olabilir; takip aralığı kişinin damar hastalığının seyrine göre değişir. Bacakta artan şişlik, renk koyulaşması ya da ciltte incelme gibi varisin ilerleme belirtileri ortaya çıktığında değerlendirmenin öne alınması gerekebilir.

Uygunluk ve yöntem seçimi, İstanbul’da Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nde Op. Dr. Arzu Ercan tarafından yapılan muayene ve renkli Doppler ultrason değerlendirmesiyle belirlenir.

Varis Köpük Tedavisi (Skleroterapi) Faydaları

Olası faydalar kişiye ve sağlık profiline göre değişebilir; aşağıdaki tablo tedavinin genel hedeflerini özetler.

Fayda Sizin İçin Ne Anlama Geliyor
Anestezisiz, poliklinik koşulları Hastanede yatış ya da ameliyathane gerekmez; işlem muayene odasında tamamlanır.
Kılcal ve orta boy damarlarda ilk basamak İğneyle girilebilen damarlar için en yaygın kullanılan yöntemdir.
Aynı gün günlük hayata dönüş İşlemden sonra yürümek önerilir; masa başı işe aynı gün dönülebilir.
Doppler ile planlanan tedavi Derindeki kaçak kaynağı önce saptanır; böylece kılcal damarların yeniden dolması engellenir.
Seanslara bölünebilen uygulama Geniş alanlar birkaç seansta, kişinin yanıtına göre ele alınır.

Sık Sorulan Sorular

Skleroterapi ağrılı bir işlem mi?

Çoğu kişi iğne girişinde kısa süreli bir batma, ilacın verilmesi sırasında ise hafif bir yanma hisseder. Rahatsızlığın düzeyi damarların bulunduğu bölgeye, uygulama biçimine ve kişinin ağrı algısına göre değişebilir; çoğu olguda anestezi gerekmez.

Skleroterapi ile kılcal damar tedavisi yapılır mı?

Mikroskleroterapi, uygun kişilerde örümcek damar görünümündeki ince kılcal damarların tedavisinde kullanılabilir. Altta yatan toplardamar yetersizliği olasılığı nedeniyle planlama öncesinde klinik değerlendirme ve gerektiğinde Doppler incelemesi yapılır.

Sıvı ve köpük uygulama arasındaki fark nedir?

Sıvı form daha ince damarlar için tercih edilebilirken köpük form, ilacın damar duvarıyla daha uzun temas etmesi nedeniyle daha geniş damarların tedavisinde değerlendirilebilir. Uygulama biçimi damar çapı ve Doppler bulgularına göre seçilir.

Skleroterapi tedavisi ne kadar sürer?

Bir seans genellikle 15-30 dakika sürer; köpük uygulamasında süre çoğu durumda 20-40 dakikaya uzayabilir. Damar sayısı ve tedavi alanının yaygınlığı süreyi değiştirebilir.

İşlem sonrası işe ne zaman dönülür?

Çoğu kişi masa başı işlerine aynı gün dönebilir ve işlemden sonra yürümek genellikle önerilir. Ağır fiziksel iş, yoğun spor ve sıcak ortamlarla ilgili süreler uygulama biçimine ve hekim önerisine göre değişir.

Skleroterapi sonrası leke kalır mı?

Tedavi edilen damar boyunca kahverengimsi bir renk değişikliği görülebilir ve çoğu kişide zaman içinde, sıklıkla 6-12 ay içinde soluklaşır. Kalıcılık olasılığı damar çapı, cilt özellikleri ve işlem sonrası bakım gibi etkenlere göre değişebilir.

Kaynaklar

  • Online Doktor Görüşmesi Kliniğe gelmeden önce güvenli görüntülü görüşme ile tanışın. Görüşme Ayarlayın
  • WhatsApp'tan Sorun Aklınıza takılan soruları ekibimize doğrudan iletin. Yazışmaya Başlayın
  • Ücretsiz Ön Değerlendirme Durumunuzu paylaşın, size özel yol haritasını birlikte çıkaralım. Başvurun